Activity

Eski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon.

Download

Trail photos

Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon. Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon. Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon.

Author

Trail stats

Distance
7.76 mi
Elevation gain
486 ft
Technical difficulty
Easy
Elevation loss
554 ft
Max elevation
241 ft
TrailRank 
52
Min elevation
40 ft
Trail type
One Way
Moving time
3 hours 9 minutes
Time
5 hours 10 minutes
Coordinates
1927
Uploaded
October 26, 2023
Recorded
October 2023
Be the first to clap
Share
-
-
241 ft
40 ft
7.76 mi

near Eminönü, İstanbul (Türkiye)

Viewed 62 times, downloaded 2 times

Trail photos

Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon. Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon. Photo ofEski İstanbul turu. Eminönü , kucuk ayasofya, Sirkeci. 30+ lokasyon.

Itinerary description

Eski istanbul turu eminönü-sultanahmet-küçük ayasofya-sirkeci.

30+ locations, passing from

- Han 1772 hotel
- Büvük postane
- Deutsche bank
- Misir Carsisi
- Beta han
- Kuveloglu han
- Sagir Han
- Valide Han Mescidi
- Buyuk Valide Han
- Daye hatun cami
- Büyük Yenihan
- Abut efendi han
- Kapali çarsi
- Kalcilar han
- Vezirhan
- Binbirdirek sarnici
- Diana restoran
- Sphendon
- Naklibent sarnici
- Kanli mescit
- Cenaze kapisi
- Arasta Carsisi
- iskenderpasa sübyan mektebi
- Arasta hamami
- Palatium magnora
- Konstantinopolis rampa kulesi
- Theotokos ayazmasi
- Küçük Ayasofya Cami
- Çardakli hamami
- Sultanahmet Cami
- Milyon tasi
- Caferada medresesi
- The sarnic restoran
- Kilise???

Waypoints

PictographMonument Altitude 72 ft
Photo ofHan 1772 hotel Photo ofHan 1772 hotel Photo ofHan 1772 hotel

Han 1772 hotel

Han 1772 Hotel, İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan lüks bir butik oteldir. Otel, 1772 yılında inşa edilmiş tarihi bir hanın restore edilmesiyle oluşmuştur. Han 1772 Hotel, Hobyar Mahallesi'nde yer almaktadır. Hobyar Mahallesi, İstanbul'un tarihi yarımadasında Fatih semtine bağlı bir mahalledir ve Nefs-i İstanbul sınırları içerisindedir. Han 1772 Hotel, konforlu ve temiz odalarıyla dikkat çekmektedir. Otel, teras ve ücretsiz WiFi ve açık büfe kahvaltı gibi ücretsiz avantajlar sunmaktadır. Otel, Hagia Sophia Müzesi ve Topkapı Sarayı gibi birçok tarihi yerlere yürüme mesafesinde yer almaktadır.

PictographMonument Altitude 95 ft
Photo ofSirkeci Büyük postane Photo ofSirkeci Büyük postane

Sirkeci Büyük postane

Sirkeci Büyük Postane İstanbul'un Sirkeci semtinde yer alan bir postane binasıdır. Türkiye'nin en büyük postane binası olan Büyük Postane, 1905 yılında Posta ve Telgraf Nezareti binası olarak hizmet vermek üzere inşa edilmiştir. Binanın yapımı 1909 yılında tamamlanmıştır. Büyük Postane, Vedat Tek tarafından tasarlanmıştır ve Türk Milli mimari tarzında inşa edilmiştir. Binanın giriş katında İstanbul Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğü hizmet vermektedir. Binanın içinde İstanbul Posta Müzesi de yer almaktadır.

PictographMonument Altitude 105 ft
Photo ofDeutsche bank

Deutsche bank

Sirkeci'deki Germanya Hanı, Deutsche Bank'ın Osmanlı İmparatorluğu'ndaki faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tarihi bir iş hanıdır. Deutsche Bank, Osmanlı İmparatorluğu'nda etki sahibi olmak isteyen Alman bankalarından biriydi. Deutsche Orientbank, Osmanlı İmparatorluğu ve Mısır'ın Hidivliği'nde girişimlerde bulunmak için kurulan bir Alman bankasıydı. 2004 yılında Bender Securities'ın satın alımını tamamladı ve bankacılık lisansını genişleterek hizmet yelpazesini genişletti.

PictographMonument Altitude 92 ft
Photo ofMısır Çarşısı Photo ofMısır Çarşısı Photo ofMısır Çarşısı

Mısır Çarşısı

Eminönü Mısır Çarşısı, İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan ve turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği bir çarşıdır. İşte bu çarşı hakkında detaylı bilgi: Tarihçe: Mısır Çarşısı, 1660 yılında inşa edilmiştir. Orijinal adı "Mısır Çarşısı" olmasına rağmen, zamanla baharat, kuruyemiş, takı ve hediyelik eşya satan dükkanlar da açılmıştır. Bu nedenle, "Baharat Çarşısı" olarak da bilinir. Konum: Çarşı, Eminönü semtinde yer almaktadır. Yeni Camii'nin hemen yanında bulunur. Ürünler: Çarşıda baharatlar, kuruyemişler, tatlılar, takılar, hediyelik eşyalar ve diğer el işi ürünler satılmaktadır. Özellikle baharatlar, çarşının en ünlü ürünlerinden biridir. Çarşıda ayrıca Türk kahvesi, çay ve tatlılar da bulunur. Atmosfer: Çarşı, tarihi bir yapıya sahiptir ve Osmanlı dönemine ait mimari özellikler taşır. Çarşıda dolaşırken, tarihi dokuyu hissedebilirsiniz. Ayrıca, çarşıda satılan baharatların kokusu, çarşıya özgü bir atmosfer yaratır. Ziyaret Saatleri: Mısır Çarşısı, haftanın her günü açıktır. Pazartesi-Cumartesi günleri 08:00-19:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 10:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Nasıl Gidilir: Çarşıya toplu taşıma araçlarıyla veya taksiyle ulaşabilirsiniz. Tramvay veya metro kullanarak Eminönü'ne gidebilirsiniz. Eminönü'nden çarşıya yürüyerek ulaşabilirsiniz. Eminönü Mısır Çarşısı, İstanbul'un tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan önemli bir turistik mekandır. Çarşıyı ziyaret ederek, tarihi dokuyu hissedebilir, baharatların kokusunu alabilir ve Türk kültürünü yakından tanıyabilirsiniz.

PictographMonument Altitude 75 ft
Photo ofBeta Yeni Han Photo ofBeta Yeni Han Photo ofBeta Yeni Han

Beta Yeni Han

Beta Yeni Han, İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan bir han ve içerisinde Beta Tea House adlı bir kafe bulunmaktadır. Han, Osmanlı döneminde inşa edilmiş ve ticaret ve konaklama amaçlı kullanılmıştır. Hanın tarihi kayıtları 17. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Han, sırasıyla Emin Han, Tahmis Han, Hasırcılar Han ve Yeni Han adlarını almıştır. Hanın içerisinde yer alan Beta Tea House, ziyaretçilerin dinlenebileceği ve kahve, çay gibi içeceklerin tadını çıkarabileceği bir kafedir. Hanın içerisinde ayrıca şarküteri, börek, Belçika çikolatası, kuruyemiş ve hamburger gibi sevilen ürünlerin yer aldığı mekanlar da bulunmaktadır. Hanın tavanı camekan olarak tasarlanmıştır. Hanın renovasyon çalışmaları sonrasında tarihi dokusunu kaybetmeden yeniden açılmıştır. Han, İstanbul'un tarihi dokusunu yansıtan önemli bir yapıdır ve tarihi bir mirasın yeniden canlandığı eşsiz bir buluşma noktası olarak ön plana çıkmaktadır.

PictographMonument Altitude 56 ft
Photo ofKuveloğlu han Photo ofKuveloğlu han Photo ofKuveloğlu han

Kuveloğlu han

"Kuveloğlu Hanı: İstanbul'un Tarihi Mekanlarından Bir Keşif" İstanbul, tarihle iç içe geçmiş bir şehir. Her sokak, her bina, ve her han, geçmişin izlerini taşıyor. Bugün sizi 1810 yılında Fransız bir mimar tarafından inşa edilen ve hala ayakta olan Kuveloğlu Hanı'nı keşfe davet ediyoruz. Bu tarihi han, sadece bir bina değil, aynı zamanda İstanbul'un geçmişine bir pencere açıyor. Kuveloğlu Hanı: Tarihi Bir Anıt Kuveloğlu Hanı, İstanbul'un tarihi Tahtakale semtinde bulunuyor ve Süleymaniye'ye çıkarken Kantarcılar içinde yer alıyor. Son dönem Osmanlı Hanlarından biri olan bu yapı, tam olarak 208 yıllık bir geçmişe sahip. İlk günkü halini büyük bir özenle koruyan bu tarihi han, bugün hala aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Geçmişten Günümüze Kuveloğlu Hanı, geçmişte bir otel olarak kullanılıyordu. Ancak zaman içinde bu tarihi yapı, işyerlerine dönüştü. Hanın içinde bulunan çay ocağı, Şile'den denizin 30 metre altından toplanan çakıl taşlarıyla yapılan berrak suyuyla ünlüdür. Burada çay içmek, çaycı abiyle sohbet etmek ve özellikle tarihi pide fırınından pide yemek unutulmaz bir deneyim sunar. Tarihi Pide Fırını ve Ahmet Usta Hanın içinde yer alan tarihi pide fırını, kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Osmanlı padişahlarının ekmeklerinin yapıldığı ve 400 yıllık bir maziye sahip bu fırında, Ahmet ustanın hünerli elleriyle hazırlanan pideler ve pizzalar tadına doyulmaz. Ahmet usta sadece bir milli atlet değil, aynı zamanda muhabbetiyle de ünlüdür. Hanın İç Mekanı Kuveloğlu Hanı'nın içinde sizi büyük bir soba karşılar. Burada çayınızı yudumlayabilir veya pidenizi afiyetle yiyebilirsiniz. Hanın tavanında bulunan su depoları, eski dönemlerde yağmur suyunu toplamak için kullanılırdı. Bu tarihi mekanın içinde vakit geçirmek, İstanbul'un geçmişine bir yolculuk yapmanın harika bir yoludur. Kuveloğlu Hanı, İstanbul'un tarih ve kültür zenginliğini keşfetmek isteyen herkes için harika bir seçenektir. Burada tarihi dokuyu hissedebilir, enfes pide ve çay tadabilirsiniz. Ahmet ustanın elinden çıkan lezzetleri denemek, bu deneyimi tamamlar. Eğer İstanbul'u keşfetmeyi düşünüyorsanız, Kuveloğlu Hanı'nı mutlaka ziyaret etmelisiniz.

PictographMonument Altitude 187 ft
Photo ofSağır Han, Bizans Eiren Kulesi Photo ofSağır Han, Bizans Eiren Kulesi Photo ofSağır Han, Bizans Eiren Kulesi

Sağır Han, Bizans Eiren Kulesi

İstanbul'un Sırlı Kulesi: Eiren Kulesi'nin Gizemi İstanbul'un her sokağı ayrı bir tarihi anlatıyor, yüzyıllar geçse de hala İstanbul görülmemiş yüzünü isteyene, araştırana sevene göstermeye devam ediyor. Biz de geçtiğimiz günlerde Eminönü’nde yaptığım bir keşif sırasında Eiren kulesini bulduk. Çok güzel bir sanat merkezi olmuş. Burayı bu hale getirenlere öncelikle teşekkür ediyoruz. Ama biraz araştırınca bakın bu kulenin aslında Bizans döneminden kalan bir kale burcu olduğunu öğreniyoruz. İşte detaylar: İstanbul'un tarihi dokusunu keşfetmek için Tahtakale semtine bir yolculuk yapmaya ne dersiniz? Tahtakale, şehrin kalbinde yer alır ve tarihi bir sırrı barındırır. İşte size İstanbul'un sırlı kulesi, Eiren Kulesi'nin hikayesi. Tahtakale'nin İsmi Nereden Geliyor? Tahtakale semtinin adı, Arapça "kale altı" veya "kale çevresi" anlamına gelen "Taht-al Kal’a" kelimesinden gelir. Bu semt, İstanbul'un tarihindeki önemli bir noktayı temsil eder. Eiren (İrene) Kulesi Nedir? Eiren Kulesi, Orta Bizans döneminde inşa edilmiş bir yapıdır. Günümüzde ise Valide Han'ın bir parçası olarak ayakta durur. Ancak bu kule sadece bir gözetleme kulesi olarak kullanılmadı, aynı zamanda cezaevi, kilise ve hatta Kösem Sultan'ın hazine odası olarak da kullanılmıştır. Bu kule, tarihi derinlikleriyle dolu bir yapının parçasıdır. Bir Bizans Eseri: Eiren Kulesi Eiren Kulesi, İstanbul'un Bizans dönemine ait nadir yapılarından biridir. İçinde bir Bizans yapısının bulunması ve bağımsızlığını koruması, bu kuleyi bir kale burcu olarak tanımlar. Bu yapı, aynı zamanda Sultanahmet'teki Bizans Sarayı'nın bir koruma karakolu gibi düşünülebilir. İşte tarihle sanatın iç içe geçtiği bir nokta daha! Kösem Sultan ve Büyük Valide Han Büyük Valide Han, 17. yüzyılda Kösem Mahpeyker Valide Sultan tarafından inşa ettirilmiştir. İlk üç avlu, toplam 153 odayla donatılmıştır. Üçüncü avlunun bir cephesine bakan taraf ise Küçük Han veya Sagir Han olarak bilinir. İşte Eiren Kulesi, bu büyük hanın bir parçasıdır. Kule, Osmanlı döneminde dışarıdan yenilenmiş, katları ihya edilmiş ve içine kubbeli bir oda eklenmiştir. Bugün hala ayakta olan bu kule, İstanbul'un geçmişine ışık tutuyor. İrene Sanat Kulesi: Tarihi ve Sanat Bir Arada Eiren Kulesi, bugün İrene Sanat Kulesi olarak da bilinir. Bu benzersiz tarihi yapı, sanat galerisi ve akademi olarak kullanılır. İçinde yağlı boya, hat, kaligrafi, minyatür, yaprak, ebru gibi sanatların icra edildiği atölyeler bulunur. Gelen ziyaretçilerle sanat söyleşileri yapılır ve özel dersler verilir. İrene Sanat Kulesi'ni gezmek ücretsizdir, bu yüzden sanatseverler için mükemmel bir adres!

PictographReligious site Altitude 180 ft
Photo ofValide Han İranlılar Mescidi

Valide Han İranlılar Mescidi

Valide Han İranlılar Camii: İstanbul'un Tarihi Bir Mabedi Tarihçe Valide Han İranlılar Camii, İstanbul'un tarihi eserlerinden biridir. Bu muhteşem camii, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun 4. padişahı olan Murad'ın annesi, Kösem Sultan tarafından yaptırılmıştır. İstanbul'un tarihine damgasını vuran bu yapı, aynı zamanda İranlılar Mescidi olarak da bilinir. Konum ve Koordinatlar Bu güzel camii, İstanbul'un kalbinde yer almaktadır. Mercan Mahallesi'nde bulunan camii, Çakmakçılar Yokuşu üzerinde, Valide Han'ın avlusunda konumlanmıştır. Eğer bu tarihi mabedi ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, koordinatları şu şekildedir: Enlem 41°1′0.71″N (41.016864) ve Boylam 28°56′49.21″E (28.947004). Mimari Özellikler Valide Han İranlılar Camii, mimari açıdan büyüleyici bir yapıdır. Camiye ulaşmak için on beş basamaklı mermer merdivenleri tırmanmanız gerekecektir. Mescidin duvarları sağlam bir şekilde inşa edilmiştir ve çatısı ahşaptan yapılmıştır. İç duvarlar ve tavan, zarif bir şekilde yağlı boya ile boyanmış ve süslenmiştir. Mihrap, duvardan taşarak içi çini ile kaplıdır. Caminin minberi ve kürsüsü de ahşaptan yapılmıştır. Üst mahfil, girişin sağında ve iki beton direk üzerinde bulunur. Onarımlar ve Değişiklikler Valide Han İranlılar Camii, tarih boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Özellikle bir yangın felaketi sonucu camii ciddi hasar gördü. Ancak, 1951 yılında İranlılar Yardım Derneği tarafından gerçekleştirilen onarımlar sayesinde bu tarihi yapı tekrar eski ihtişamına kavuştu. Bu onarımların ardından, mescide İranlılar Mescidi denmeye başlandı. Sonuç ve Anlamı Valide Han İranlılar Camii, İstanbul'un tarihinde önemli bir rol oynamıştır. Kösem Sultan tarafından yaptırılan bu muhteşem eser, İranlılar Mescidi olarak anıldığında da İstanbul'un kültürel zenginliğine katkıda bulunmuştur. Caminin tarihi ve mimari özellikleri, İstanbul'un zengin tarihini anlamak isteyenler için büyük bir anlam taşır. Sık Sorulan Sorular (FAQs) Q1: İranlılar Mescidi neden bu adı taşıyor? Valide Han İranlılar Camii, İranlılar Mescidi olarak da bilinir çünkü camii, İranlılar Yardım Derneği'nin katkılarıyla onarıldıktan sonra bu adı almıştır. Bu, camiinin tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Q2: Caminin mimari özellikleri hakkında daha fazla bilgi var mı? Elbette, caminin mimari özellikleri oldukça etkileyicidir. Duvarları kagir ve çatısı ahşaptan yapılma, iç dekorasyonu ise yağlı boya ve çini işçiliği ile süslenmiştir. Mihrap ve diğer ahşap detaylar da büyüleyicidir. Q3: Onarımların detayları nelerdir? 1951 yılında İranlılar Yardım Derneği tarafından gerçekleştirilen onarımlar, caminin yangın sonrası harap olmasını engelledi. Bu onarımlar sayesinde camii tekrar ziyaretçilere açıldı. Q4: İranlılar Yardım Derneği'nin rolü nedir? İranlılar Yardım Derneği, caminin onarımında kilit bir rol oynamıştır. Bu dernek, camiiyi tekrar inşa ederek İstanbul'un kültürel mirasını koruma misyonunu üstlenmiştir.

PictographWaypoint Altitude 164 ft
Photo ofWaypoint

Waypoint

Büyük Valide Han dan bir İstanbul görüntüsü

PictographWaypoint Altitude 177 ft
Photo ofBüyük valide han Photo ofBüyük valide han Photo ofBüyük valide han

Büyük valide han

Büyük Valide Han: Eminönü Semtinde Bir Tarihi Miras Büyük Valide Han, İstanbul'un tarih dolu sokaklarında gizlenen, büyüleyici bir tarihi yapıdır. 17. yüzyılda inşa edilen bu han, Eminönü semtindeki Çakmakçılar Yokuşu'nun hemen karşısında, Tarakçılar Sokağı'nda yer almaktadır. Mimari Gizemlerin Ardında Büyük Valide Han'ın mimari kökenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, ünlü seyyah Evliya Çelebi, hanın Osmanlı padişahı IV. Murat'ın annesi Kösem Sultan tarafından inşa ettirildiğini kaydeder. Zamanının Cerrahbaşısı Mehmet Paşa Sarayı'nın yerine yapılan bu han, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin tarihine ışık tutar. Han, 23 Temmuz 1983 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 2863/B numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında koruma altına alınmıştır. Büyük Valide Han'ın İhtişamı Bu tarihi yapı, üç avlu ile dikkat çeker. Hanın üçüncü avlusunun kuzey köşesinde bulunan İrene Kulesi, ünlü gezgin Petrus Gyllius tarafından isimlendirilmiştir. Evliya Çelebi, bu kuleyi saraya ait bir cihannüma olarak tanımlar. İkinci avlunun ortasında ise İran mescidi bulunur. Kösem Sultan, 1640 yılında Üsküdar Camii'ni içine alan Çinili külliyesini inşa ettirirken, Büyük Valide Han'ı on yıl sonra yaptırmıştır. Fatih'in Eminönü semtinde yer alan bu han, o dönemde ticaretin yoğunlaştığı bir bölge olarak önemli bir rol oynamıştır. Gizemli Geçmiş ve Günümüzdeki Görünüm Büyük Valide Han'ın giriş ve dış duvarlarında taş ve tuğla kullanılmıştır. İç mekanlarda ise moloz taşlar tercih edilmiştir. Eyvansı bir yapıya sahip olan giriş, bindirmelik ile süslenir. Hanın birinci ve ikinci avlusunda toplam 153 oda, üçüncü avluda ise 57 oda bulunmaktadır. Ayrıca hanın üçüncü avlusu, Sagir Han veya Küçük Han olarak da adlandırılır. Değişen Zamanlara Uyum Hanın zemin katları depo olarak kullanılmış, avlular revaklı bir tasarıma sahiptir. Hanın üst kat revakları ise zaman içinde odalara dönüştürülmüştür. Ayrıca, hanın tarihinde iki çökme olayı yaşanmış ve bu olaylar bazı odaların mühürlenmesine neden olmuştur. Büyük Valide Han'ın İrene Kulesi İrene Kulesi, han inşa edilmeden önce bu alanda bulunan Cerrah Mehmet Paşa'nın sarayına ait bir cihannüma olarak bilinir. İrene Kulesi, Orta Bizans dönemine ait bir yapıdır. Yapı, seyyah Petrus Gyllius'un bu bölgede yaşayan insanlardan duyduğu bir hikayeye dayanarak bu ismi almıştır. Günümüzde kule, üçüncü avlu ile bağlantısı kesilmiş durumda, ancak kuzey revağındaki koridor aracılığıyla hala ziyaret edilebilir. Kulenin Sırları Kule, kare bir plana sahiptir ve iç ölçüleri 7 metreye 7 metredir. Duvarların et kalınlığı yaklaşık 150 santimetre olup yapının yüksekliği 17 metreyi aşar. Yapı, taşıyıcı duvarlarla inşa edilmiş ve tuğla taşla almaşık olarak kullanılmıştır. Üst örtü, tuğladan yapılmış dilimli bir kubbe ile kaplıdır. Büyük Valide Han'ın Günümüzdeki Rolü Büyük Valide Han, zaman içinde farklı işlevler üstlenmiş ve İstanbul'un ticaret hayatına katkıda bulunmuştur. Han, Kösem Sultan'ın servetini sakladığı bir mekan olarak kullanıldı ve İstanbul'daki Kuran'ı Kerim'in ilk gizli basıldığı yerlerden biri olarak tarihe geçti. Günümüzde hanın birinci ve ikinci avlusunda bakkal, kahvehane, terzi ve diğer dükkanlar bulunurken, bazı mekanlar depo olarak kullanılmaktadır. Büyük Valide Han ve Sanat Han, aynı zamanda kültürel ve sanatsal etkinlikler için bir mekan olarak hizmet vermiştir. Mike Nelson'ın "İsimsiz" adlı çalışması, İstanbul Bienali'nin bir parçası olarak hanın ikinci avlusunda sergilenmiştir. Han, aynı zamanda çeşitli filmlerde ve romanlarda da önemli bir rol oynamıştır. Kültürel Miras ve Geleceğe Yolculuk Büyük Valide Han, İstanbul'un zengin tarihine ve kültürel mirasına önemli bir katkıda bulunan bir yapıdır. Bugün hala ziyaretçileri etkileyen bu han, geçmişten günümüze uzanan bir hikaye anlatmaktadır.

PictographMonument Altitude 180 ft
Photo ofBüyük Valide Han Rooftop Cafe Photo ofBüyük Valide Han Rooftop Cafe Photo ofBüyük Valide Han Rooftop Cafe

Büyük Valide Han Rooftop Cafe

Harika manzaralı, türk kahvesi, soda içebileceğiniz nostaljik eşyalrla döşenmiş bir cafe. Görülmesini tavsiye ederim.

PictographReligious site Altitude 190 ft
Photo ofSururi Daye hatun cami

Sururi Daye hatun cami

Daye Hatun Camii - Tarihi ve Özellikleri Daye Hatun Camii, İstanbul'un tarihi semtlerinden biri olan Fatih'te bulunan önemli bir tarihi yapının adıdır. Bu camii, 1485 yılında Fatih Sultan Mehmet'in sütannesi Ümmü Gülsün Hatun tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca, cami avlusunda yenilenmiş kubbeli bir türbe de bulunmaktadır. Cami, aynı zamanda "Tarakçılar Camii" olarak da bilinir. Daye Hatun Camii, 1485 yılında inşa edilmiştir ve yaptıran kişi, Fatih Sultan Mehmet'in sütannesi olan Ümmü Gülsün Hatun'dur. Tadilat ve Restorasyon Caminin tarihinde önemli bir dönüm noktası, 1971 yılına dayanır. Bu yılda, camii harap bir durumdayken halkın desteği ile yeniden inşa edilmiştir. Eski yapıdan sadece duvarları ve minarenin kaidesi korunmuştur. Mimari Özellikler Daye Hatun Camii, klasik mimari normlara uygun bir tek kubbeli camidir. Duvarları taş ve tuğla ile örülmüştür. Mihrap, çini ile kaplıdır ve özel bir estetik sunar. Ahşaptan yapılan minber daha sonra çini ile kaplanmıştır. Son cemaat yeri, üç mermer sütuna oturan sivri kemerli ve iki kubbelidir. Cami, camla kapatılmış olup, sol tarafı hanımlar için ayrılmıştır. Harim girişinde soldaki merdivenle üst mahfile çıkılır. Her duvarda altlı-üstlü ikişer pencere bulunmaktadır. Minare ve Diğer Yapılar Caminin tek şerefeli minaresi, cami ile son cemaat yeri arasındadır. Ayrıca, Daye Hatun Camii'nin ana kapısının karşısında Dâye Hatun’un türbesi bulunurken, sol tarafta ise duvar dışına tuvaletler inşa edilmiştir.

PictographMonument Altitude 151 ft
Photo ofBüyük Yeni Han

Büyük Yeni Han

Büyük Yeni Han: İstanbul'un Tarihi Bir Ticaret Merkezi İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan Büyük Yeni Han, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan önemli bir ticaret merkezidir. Bu hanın tarihçesi ve mimari özellikleri, şehrin tarihine ışık tutan önemli bir yapıdır. İşte Büyük Yeni Han hakkında daha fazla bilgi: Tarihçe: Büyük Yeni Han, 1764 yılında Sultan III. Mustafa tarafından inşa edilmiştir. İstanbul'un en geniş alanlı hanlarından biri olarak kabul edilir ve ticaret hanı olarak kullanılmıştır. İki katlı olan bu yapı, eğimli bir arazi üzerine inşa edilmiştir. Kullanım Alanları: Büyük Yeni Han'ın tarihi boyunca farklı amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir. İlk olarak içerisinde sarraf dükkanları bulunmuş ve hatta "Emniyet Sandığı" gibi önemli kuruluşlar burada yer almıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında işgal kuvvetlerinin karargahı olarak da kullanılmıştır. Günümüzde ise toptan ticaret ve gümüş imalatı için kullanılmaktadır. Mimari Özellikler: Büyük Yeni Han'ın mimari yapısı dikkat çekicidir. İlk katın tamamı kesme taş malzeme ile örülmüştür ve yapının tamamı almaşık duvar sistemi kullanılarak inşa edilmiştir. Katların avluya bakan kısımları revaklarla çevrilmiştir ve odalar aynalı tonozla örtülmüştür. Sanat ve Kültürdeki Yeri: Büyük Yeni Han, birçok film ve diziye ev sahipliği yapmıştır. Özellikle "Ezel" dizisi burada çekilen sahnelerle popülerlik kazanmıştır. Ayrıca "Gergedan Mevsimi" filmi ve "Fatmagül'ün Suçu Ne" dizisi de Büyük Yeni Han'da çekilmiştir. Büyük Yeni Han, İstanbul'un tarihini ve kültürünü yansıtan önemli bir yapıdır. Tarihi boyunca farklı amaçlarla kullanılmış ve günümüzde hala ticaret merkezi olarak faaliyet göstermektedir. Kaynaklar: İstanbul Ansiklopedisi - Büyük Yeni Han İstanbul 365 - Büyük Yeni Han

PictographMonument Altitude 154 ft
Photo ofBüyük Abud Efendi Hanı Photo ofBüyük Abud Efendi Hanı

Büyük Abud Efendi Hanı

Abud Efendi Hanı: Abud Efendi Hanı, İstanbul'un tarihine ışık tutan önemli bir yapının adıdır. Bu han, 1895 yılında inşa edilmiş olup cam ve metal mimarisiyle dikkat çeker. Ayrıca, XIX. yüzyılın ilk modern yapılarından biri olarak kabul edilir. Yer ve Mimari Özellikler Abud Efendi Hanı, İstanbul'un Mahmutpaşa semtinde bulunur. İki ana sokağın birleştiği engebeli bir arazide yer alır. Han, üç yöne cepheli dört kattan oluşur ve oldukça etkileyici bir görünüme sahiptir. Mimari açıdan incelendiğinde, hanın ana girişi Mahmutpaşa yokuşu tarafından sağlanır. Hanın dikkat çekici özelliklerinden biri, Osmanlıca ve Fransızca olarak yazılmış kitabelere sahip olmasıdır. Bu kitabeler, İstanbul'un tarihi pazarlarından biri olan "İstanbul Yeni Çarşısı"nın 1313-1895 tarihlerini taşır. Kültürel ve Sanatsal Değer Abud Efendi Hanı, sadece tarihi bir yapı değil, aynı zamanda kültürel bir hazinedir. Hanın iç mekanları, demir işlemeli merdivenleri ve geniş koridorları, ziyaretçilere geçmişin atmosferini yaşatır. Ayrıca, odalarıyla bir oteli anımsatır. Bu han, tarihini ve mimarisini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Kültürel Bir Bağlantı: Kemal Sunal ve "Yoksul" Filmi Abud Efendi Hanı, Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden biri olan Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı "Yoksul" adlı film için çekim mekanı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, han aynı zamanda Türk sinemasının bir parçası olarak da tarihe geçmiştir. Abud Efendi Hanı, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerinden biridir. Hem mimarisi hem de tarihi bağlamıyla öğrenilmesi gereken bir yapıdır.

PictographMonument Altitude 177 ft
Photo ofKapalıçarşı

Kapalıçarşı

Kapalıçarşı: Tarihi ve Özellikleri Kapalıçarşı, İstanbul'un merkezinde bulunan ve dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından biri olarak kabul edilen önemli bir ticaret merkezidir. Kapalıçarşı, Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerinin ortasında yer almaktadır. Bu çarşıda yaklaşık 4,000 dükkân bulunur ve toplam çalışan sayısı yaklaşık 25,000 kişiyi aşar. Gün içinde en yoğun zamanlarında, içinde 500,000'e yakın insan barındırdığı söylenir. Ayrıca, 2014 yılında, dünyada en çok ziyaret edilen turistik mekanlar arasında 91,250,000 ziyaretçi ile birinci sırada yer almıştır. Kapalıçarşı, İstanbul'u ziyaret edenler için kesinlikle görülmesi gereken bir merkezdir. Peki, Kapalıçarşı'nın tarihi nasıl başladı ve nasıl gelişti? Tarihi Kökenler Kapalıçarşı'nın çekirdeğini oluşturan iki bedesten vardır. İç Bedesten veya Cevahir Bedesteni, büyük olasılıkla Bizans döneminden kalan bir yapıdır ve yaklaşık 48 m x 36 m ölçülerindedir. Diğer bir önemli yapı olan Yeni Bedesten ise 1460 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmış ve Sandal Bedesteni olarak da anılmıştır. Bu bölgede, pamuk ve ipekten dokunan ve Sandal adı verilen kumaşların satıldığı için bu isim verilmiştir. Kapalıçarşı'nın inşaatına başlandığı yıl olan 1460, çarşının resmi kuruluş yılı olarak kabul edilir. Aslında büyük çarşı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde ahşap olarak inşa ettirilmiştir. Labirenti andıran bu devasa alan, 30,700 metrekarelik bir alana sahip olup 66 kadar sokağı ve 4,000 kadar dükkânı içerir. Kapalıçarşı, zaman içinde gelişip büyümüş ve içinde camiler, mektepler, çeşmeler, hanlar gibi birçok yapının yer aldığı bir şehir gibi evrim geçirmiştir. Ticari Ahlak ve Gelenekler Geçmişte Kapalıçarşı, ticari ahlak ve geleneklere büyük saygı gösterilen bir çarşıydı. Her sokakta farklı meslek grupları bulunurdu ve bu meslek grupları loncalar halinde örgütlenirdi. Satıcılar arasında rekabet kesinlikle yasaktı ve devlet, ürünlere belirlenen fiyatın üzerinde satış yapılmasını engelliyordu. Ancak, zaman içinde Kapalıçarşı, depremler ve yangınlar gibi olaylarla yüzleşti. Günümüzde çarşıda esnafın doğrudan ürün satma geleneği değişti, ancak hala geleneksel el sanatları ve mücevherat gibi ürünlerin satışının yapıldığı bir merkez olarak büyüsünü koruyor. Günümüzde Kapalıçarşı Günümüzde Kapalıçarşı, İstanbul'un en önemli turistik yerlerinden biridir. Ziyaretçiler, bu büyüleyici çarşıyı gezmek için günün her saatinde burada bulunan mağazalara davet edilirler. Ana cadde, mücevher dükkânlarına ev sahipliği yaparken, yan sokaklar farklı ürünler sunar. El halıları ve mücevherat, Türk sanatının en güzel örneklerini sunar. Bunlar, kalite ve orijin belgeleri ile satılır ve dünya genelinde gönderilir. Kapalıçarşı, zengin tarihi ve kültürel mirası ile İstanbul'un vazgeçilmez bir parçasıdır. Turistler için alışveriş olanakları sunmanın yanı sıra, bu çarşı, İstanbul'un geçmişine ve geleneklerine bir pencere açar.

PictographMonument Altitude 240 ft
Photo ofKalcılar Hanı

Kalcılar Hanı

Kalcılar Hanı, İstanbul'un tarihi Kapalıçarşı bölgesinde bulunan önemli bir han yapısıdır. Ancak kitabesi olmadığı için yaptıranı ve mimarı hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. Bu yapının inşaat tekniği ve çevresindeki hanlarla benzerliği göz önüne alınarak 18. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Han, tarihi boyunca çeşitli esnaflar için bir toplanma ve ticaret merkezi olmuştur. Mimari Özellikler: Kalcılar Hanı'nın mimari özellikleri, İstanbul'un tarihi hanlarına tipik bir örnektir. Han, avlulu ve iki katlı bir yapıdır. Hanın tek cephesinde sade ve çıkıntısız bir yuvarlak kemerli kapı bulunur ve bu kapıdan içeri çapraz tonozlu bir geçit ile girilir. Avluyu çevreleyen iki katlı revakın etrafındaki mekanlara kapılar ve pencereler aracılığıyla erişilir. Üst kısmındaki örtü, zamanla bozulmuş ve çinko, kiremit ve çimento şap ile yeniden inşa edilmiştir. Orijinal cephe taşları, kalan izlerden anlaşıldığına göre tuğla hatıllı taşlardan yapılmıştır. Kalcılar Hanı'nın Tarihi Rolü: Kalcılar Hanı, özellikle kuyumcuların altın işçiliği ile ilgili faaliyetlerini sürdürdükleri bir merkez olmuştur. Bu nedenle "Kalcılar" adını almıştır. Han, tarihi boyunca İstanbul'un ticari ve zanaat faaliyetlerine katkıda bulunmuş ve bu bölgenin kültürel zenginliğine katkıda bulunmuştur.

PictographMonument Altitude 203 ft
Photo ofVezir Han Photo ofVezir Han Photo ofVezir Han

Vezir Han

Vezir Han, İstanbul'un kalbinde, Çemberlitaş Divanyolu Caddesi ile Vezirhan Caddesi'nin kesiştiği yerde yer alır. Bu etkileyici yapı, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin tarihine ışık tutar. 1660 yılında Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa tarafından Köprülü Mehmet Paşa Külliyesi'nin bir parçası olarak inşa edildi. Han, bugün tramvay yolunun ortasından geçmektedir, ancak bu binanın tarihine dair bir gösterge olarak kalmaktadır. Mimari Yapı ve Detaylar Vezir Han, 3200 metrekarelik bir alanı kaplar ve taş ile tuğlanın ustaca harmanlandığı bir mimariye sahiptir. İki avlusu ve iki katıyla dikkat çeker. Giriş kapısı, cadde seviyesinde yer alır ve meyilli araziye uyum sağlamak için üç katlıdır. Hanın cephesinde, yuvarlak taş kemerli 8 dükkan kapısı bulunur. Giriş kapısının hemen üzerinde, 1894-95 tarihli beş satırlık bir tamir kitabesi yer alır, bu da binanın geçmişine dair bir pencere açar. İç Avlular ve Mescit Birinci avluya beşik tonozlu bir geçitten girilir. İkinci avlu ise sivri kemerli revaklarla çevrili, 70 x 45 metre boyutlarında yamuk bir alandır. Bu avluda, zamanla fonksiyonunu kaybetmiş ancak tarihî önemi olan küçük bir mescit bulunur. Bu mescit, geçmişin dini ve kültürel dokusunu günümüze taşır. Kültürel Miras ve Öğrenme Vezir Han, sadece bir yapıdan çok daha fazlasını temsil eder. İstanbul'un zengin tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu'nun mimari mirasını anlamak için önemli bir anahtardır. Bu eğitim materyali, öğrencilere ve meraklılara, İstanbul'un geçmişine dair derinlemesine bir bakış sunar, kültürel mirası korumanın önemini vurgular ve tarihî yapıları anlamada nasıl bir rol oynadığını açıklar.

PictographMonument Altitude 233 ft
Photo ofBinbirdirek sarnıcı Photo ofBinbirdirek sarnıcı Photo ofBinbirdirek sarnıcı

Binbirdirek sarnıcı

Binbirdirek Sarnıcı: İstanbul'un Tarihi Su Yapısı Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul'da bulunan önemli tarihi su yapılarından biridir. İsmi, içerisinde bulunan 224 sütunun 212 tanesinin günümüze kadar ulaşmış olmasından gelir. Bu sarnıç, Bizans İmparatoru I. Konstantin döneminde, yani 4. yüzyılda inşa edilmiştir. Yapı, İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan büyük bir su deposudur. Sarnıcın Yapısı ve Özellikleri Binbirdirek Sarnıcı, 3584 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Sarnıcın içindeki sütunlar, iki gövdeden oluşur. Üstte, herhangi bir işleme tabi tutulmamış kesik piramit biçiminde başlıklar bulunur. Sütun gövdelerine işlenmiş Yunan harfleri, sarnıcın yapımında çalışan ve sütunları işleyen taş ustalarının imzalarını taşır. Tarihi ve Kültürel Önemi Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul'un tarihinde önemli bir rol oynamış ve şehrin su teminini sağlamıştır. Ayrıca, sanat ve kültür alanında da büyük bir değere sahiptir. Sarnıç, ziyaretçilere kapılarını açarak günlük müze olarak hizmet verir. Burayı ziyaret edenler, İstanbul'un tarihini ve su mühendisliği alanındaki ilginç detayları keşfetme fırsatı bulurlar.

PictographMonument Altitude 220 ft
Photo ofDiana restoran Photo ofDiana restoran Photo ofDiana restoran

Diana restoran

Harika bir teras manzarası olan bir restoran.

PictographMonument Altitude 108 ft
Photo ofSphendon Photo ofSphendon

Sphendon

Sultanahmet'in 1700 yıllık Zamana Direnen Simgesi: Sfendon Duvarı 1. Hipodromun Doğuşu ve Gelişimi Sfendon Duvarı, Roma İmparatoru Konstantin döneminde inşa edilen hipodrom alanında yer alır. Hipodromlar, sadece spor etkinlikleri için değil, aynı zamanda politik buluşmalar için de kullanılan önemli mekanlardı. Bu özel hipodrom, binlerce kişinin aynı anda izleyebileceği etkinliklere ev sahipliği yapmıştır. 2. Hipodromun Değişen Kaderi Hipodrom, zamanla toplumsal ve ekonomik değişimlerden etkilenmiş ve farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü İstanbul'un altında gizlenmiş bir hazineliği temsil etmeye başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, hipodromun bir kısmı cami ve külliye olarak kullanılmıştır. 3. Sfendon Duvarı: Günümüze Ulaşan Bir Miras Bugün, Sfendon Duvarı, İstanbul'un en eski yapılarından biri olarak ayakta duruyor. Ancak, geçmişin izleriyle dolu bu duvar zaman içinde ciddi hasarlar almış ve koruma altına alınmayı bekliyor. İstanbul Valiliği tarafından başlatılan projelerle, Sfendon Duvarı'nın tekrar gündeme gelmesi, şehrimizin zengin kültürel mirasının keşfedilmesine olanak sağlıyor. 4. Yer Altı Zenginlikleri ve Geleceğe Dönük Umutlar Sfendon Duvarı'nın altında yer alan sarnıçlar, İstanbul'un su ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmıştır. Bu gizli alanlar, uygun güvenlik önlemleri alındıktan ve temizlikleri yapıldıktan sonra, kültür turizmine katkı sağlayabilecek önemli turistik mekanlar haline gelebilir.

PictographMonument Altitude 92 ft
Photo ofNaklibend sarnıcı Photo ofNaklibend sarnıcı Photo ofNaklibend sarnıcı

Naklibend sarnıcı

Nakilbend Sarnıcı: İstanbul'un Su Mirası İstanbul, tarihi ve kültürel hazineleriyle ünlüdür ve bu hazinelerden biri de Nakilbend Sarnıcı'dır. İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla Antik Çağ'dan itibaren inşa edilen bu sarnıç, şehir içinde bulunan birçok benzeri yapının sadece bir örneğidir. Nakilbend Sarnıcı, şehrin su sistemlerinin önemli bir parçası olarak 5-6. yüzyıllarda inşa edildi ve o dönemin mühendislik harikalarından biridir. Tarihi Kökeni: Nakilbend Sarnıcı, Konstantinopolis su sisteminin bir parçası olarak inşa edildi. Bu su sistemi, İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla geliştirilmiş ve şehrin büyüklüğüne ve nüfusuna göre oldukça karmaşık bir yapıya sahipti. Nakilbend Sarnıcı, bu sistemin önemli bir bileşeni olarak suyun depolandığı ve korunduğu bir yapıydı. Osmanlı Dönemi ve Güncellenme: Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Nakilbend Sarnıcı güçlendirilerek kullanımı sağlanmıştır. Bu dönemde sarnıcın yanında Nakilbent Camisi inşa edilmiş ve sarnıç ile cami arasında bir kapı açılarak bu yapılar birbirine bağlanmıştır. Günümüzde Nakilbend Sarnıcı: Nakilbend Sarnıcı, 2005 yılında ziyarete açılarak turistlerin ve tarih meraklılarının ilgisini çekmektedir. Bu tarihi sarnıç, iyi bir şekilde korunmuş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Ziyaretçiler, bu benzersiz yapının içinde sergilere ev sahipliği yapan bir mekanı keşfedebilirler.

Photo ofGüngörmez Cami (Kanglı mescit)

Güngörmez Cami (Kanglı mescit)

Güngörmez Camii: İstanbul'un Tarihi Bir Mabedi Güngörmez Camii, İstanbul'un tarihî dokusunda önemli bir yere sahip olan bir camidir. Diğer bir adı Kanglı (Kağnılı) Mescid olarak da bilinir. Bu caminin tarihî geçmişi ve mimarisi oldukça ilginçtir. Kökeni ve İnşa Edilişi Güngörmez Camii'nin inşa ediliş öyküsü, İstanbul'un fethinden sonraki döneme dayanır. Caminin banisi, Hadikatu’l-Cevami'ye göre, bu eseri Fatih Sultan Mehmed'in arabacıbaşısı olan Bayezid Ağa'dır. Cami, günümüzde Sultanahmet Tavukhane Sokak'ta bulunmaktadır ve eski bir Bizans kilisesi üzerine kurulmuştur. Hoca Saadeddin Efendi'nin "Tacu’t-Tevarîh" adlı eserinde, Güngörmez Kilisesi'nin At Meydanı civarında bulunduğu ve yapısının sağlamlığı nedeniyle barut mahzeni olarak kullanıldığı belirtilir. Ancak 22 Şabân 895 (10 Temmuz 1490) tarihinde şiddetli bir yağmur fırtınasıyla birlikte bu kiliseye yıldırım isabet eder. Yıldırımın etkisiyle kilisedeki barut mahzeni büyük bir patlamaya neden olur. Kilisenin kubbe ve diğer parçaları etrafa saçılarak büyük zararlara yol açar. Tarihi ve Vakfıyesi Güngörmez Camii'nin yerinin eskiden büyük bir kilise olması ve yapımının Fatih Sultan Mehmed'in arabacıbaşısı tarafından gerçekleştirilmiş olması, bu caminin tarihî önemini vurgular. Bu nedenle vakıf tahrir defterlerinde caminin Fatih Sultan Mehmed'e ait gösterildiği kaydedilir. Eğer "Tacu’t-Tevarîh" kaydına dayanırsak, caminin yapım tarihi 1490 yılından sonra olduğu anlaşılır, yani Fatih Sultan Mehmed'in ölümünden sonra inşa edilmiştir. Ayrıca, Hadika’da kaydedilen bilgilere göre camiin vakfıyesi Büyük Ayasofya Vakfı'na bağlıymış. Bu durum, caminin tarihsel ve kültürel önemini daha da vurgular. Güngörmez Camii, İstanbul'un zengin tarihî mirasının bir parçasıdır ve hem tarihseverler hem de mimari tutkunları için önemli bir ziyaret noktasıdır.

PictographMonument Altitude 98 ft
Photo ofCenaze (Meyyit) kapısı Photo ofCenaze (Meyyit) kapısı

Cenaze (Meyyit) kapısı

Meyyit Kapısı… Sarayda bir cenaze olursa buradan çıkarılırdı. Ayrıca, orta kapı erken kapandığı için Ramazan gecelerinde iftara gelenler de bu kapıdan uğurlanırdı…

PictographMonument Altitude 108 ft
Photo ofArasta Çarşısı Photo ofArasta Çarşısı

Arasta Çarşısı

Arasta Çarşısı: İstanbul'un Tarih Kokan Bir Hazinesi Arasta Çarşısı, İstanbul'un kalbinde yer alan ve tarih kokan bir el sanatları çarşısıdır. Sultanahmet Camisi'nin hemen arkasında, Torun Caddesi'nin kuzey kanadında bulunan bu çarşı, Osmanlı döneminin izlerini taşır. Sipahiler Çarşısı olarak da bilinen Arasta, Osmanlı sipahilerinin malzemelerinin satıldığı yer olarak ün kazanmıştır. Tarih ve Mimari Harmanı Arasta Çarşısı, eski Bizans kalıntılarının üzerine inşa edilmiştir. Dar sokakları, geleneksel halılar, kilimler, seyahat hatıraları ve İznik çinileri gibi el yapımı ürünlerle doludur. Çarşıdaki dükkânlar, ziyaretçilere Osmanlı döneminin zarafetini ve zenginliğini yansıtan ürünler sunar. Ayrıca, çarşıda yapılan kazılarda Bizans Sarayı’na ait mozaikler bulunmuş, bu da bölgenin tarihi zenginliğini gözler önüne sermiştir. Yeniden Doğuş Arasta Çarşısı, zaman içinde çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. 1912 yılında çıkan yangın sonucunda tahrip olan çarşı, uzun bir süre harabe halinde kalmış ve hatta bir dönem gecekondu sakinlerine ev sahipliği yapmıştır. Ancak, 1980'li yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bir restore süreciyle çarşı eski ihtişamına kavuşmuş ve tekrar ziyaretçilere açılmıştır. Arasta Çarşısı Ziyareti Arasta Çarşısı, tarih ve el sanatlarını sevenler için bir cennettir. Ziyaretçiler, burada alışveriş yaparken sadece ürünlerin değil, aynı zamanda İstanbul'un tarihini ve kültürünü de keşfederler. Arasta Çarşısı'na yapılan bir ziyaret, geçmişin izlerini sürmek ve el emeği ürünlerle dolu bir deneyim yaşamak için mükemmel bir fırsattır.

PictographMonument Altitude 79 ft
Photo ofİskender Paşa Sıbyan Mektebi

İskender Paşa Sıbyan Mektebi

İskender Paşa Sıbyan Mektebi: İstanbul'un Sultanahmet bölgesinde yer alan İskender Paşa Sıbyan Mektebi, Torun Sokağı köşesinde bulunmaktadır. Bu mektep ile İskender Paşa'nın türbesi aynı yerdedir. H 921 / M 1515 tarihli mezar taşına göre, mektebin bu tarihten birkaç yıl önce inşa edildiği kabul edilmektedir. Mektep, türbenin güneyinde doğu-batı doğrultusunda bulunan iki eşit kare şeklindeki binalardan oluşur ve taş malzemeden inşa edilmiştir. Her iki mekan da kubbelidir. Ancak, 1912 yılında İsakpaşa yangınında zarar görmüştür. Uzun süre bakımsız kaldıktan sonra yapı, son yıllarda onarılmış ve şu anda kız Kur'an kursu olarak kullanılmaktadır.

PictographMonument Altitude 79 ft
Photo ofArasta (Sipahiler) hamamı Photo ofArasta (Sipahiler) hamamı

Arasta (Sipahiler) hamamı

Certainly, I can help you create educational content in Turkish. Based on the information you provided about Arasta (Sipahiler) Hamamı, I can create a brief historical overview for your learning materials: Arasta (Sipahiler) Hamamı: Gizemli Bir Tarihi Hamam Arasta (Sipahiler) Hamamı, tarihi ve yapımıyla ilgili hala net bilgilere sahip olunmayan bir yapıdır. Ancak, Evliya Çelebi'nin anlatılarına göre bu hamam, genellikle sipahiler tarafından kullanılmıştır. Ne yazık ki, 19. yüzyılda meydana gelen bir yangın sonucunda bu tarihi hamam büyük hasar görmüştür. Arasta (Sipahiler) Hamamı'nın gizemi ve tarihi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmadığımız bir yapıdır.

PictographMonument Altitude 112 ft
Photo ofPallatium magnaura

Pallatium magnaura

Pallatium Magnaura: Büyük Saray..... İstanbul, tarihle iç içe geçmiş bir şehir ve bu şehirde gizlenmiş sayısız tarihi yapı bulunmaktadır. Bunlardan biri de "Pallatium Magnaura" veya diğer adıyla "Büyük Saray." Bu gizli hazinenin hikayesi sizi büyüleyecek. Tarihi Sarayın Konumu Pallatium Magnaura veya "Büyük Saray," İstanbul'un güneydoğusunda, şu anda "Eski İstanbul" olarak adlandırdığımız yarımada üzerinde yer alır. Tam konumunu tanımlamak gerekirse, bu saray, tarihi Sultanahmet Hapishanesi'nin altında, şu anda Four Seasons Hotel olarak hizmet veren tarihi surların ve deniz duvarları arasındaki eğimli bir alanda bulunur. Bu saray, M.S. 330 yılında Bizans İmparatorluğu döneminde şehir yeniden inşa edilirken Konstantin tarafından inşa edildi ve 330'dan 1081 yılına kadar Doğu Roma ve Bizans imparatorlarının ana konutu olarak hizmet verdi. Aynı zamanda 690 yıl boyunca İmparatorluk idaresinin merkeziydi. Sarayın Yapısı ve Dekorasyonu Büyük Saray, içinde devasa bir taht odası, kilise, okul, kütüphane, hamam ve taç giyme salonu gibi alanlar bulundururken, dışında teraslı bir bahçe vardı. Sarayın dekorasyonu altıncı yüzyıla ait etkileyici mermerler, heykeller ve mozaiklerle doluydu. Bugün, bu mozaikler Arasta Çarşısı'nda bulunan Büyük Saray Mozaikleri Müzesi'nde sergilenmektedir. üc teras üzerinde 1, Konstantius tarafından (384-837) insaası başlanilan büyük saray (Palatium Magnum). Bizans imparatorlan IV-XI. yy arasi bu bölgede yasadi. Daphane, Khalke Magnura gibi ünlü saraylar bu bölgede yer alyordu. Gördüğünüz alan Magnura sarayinin bir bölümü olmalı. Bu sarayda yabanci elçiler kabul edilirdi, Tavanları gümüş avizeli icinde iki yaninda aslanları olan süslü bir taht, zifaf odası, hamamı (Lautron), lilisesi (Hagia Khiristina) olan ünlü bir saraydir. Sarayın Tarihi Değeri Bizans İmparatorluğu'nun zenginliğini gösteren bir örnekti. İmparatorluğun döneminde, Büyük Saray, taç giyme salonları, kiliseler ve dersliklerle doluydu. Bugün, bu sarayın sadece temelleri ve bazı kalıntıları kalmıştır. Ancak, ziyaret ettiğinizde, bu mozaikler aracılığıyla dönemin sosyal yaşamı hakkında çok şey öğreneceksiniz. Sarayın Keşfi ve Restorasyonu Sarayın kalıntıları oldukça sınırlı olsa da, burada görülecek çok şey bulunmaktadır. İstanbul'un Bizans ve Osmanlı tarihine ilgi duyuyorsanız, kesinlikle bu gizli hazinenin ziyaretini kaçırmamalısınız. 20. yüzyıla kadar buradaki kazılara ilgi gösterilmedi, ancak 1921 ve 1923 yılları arasında gerçekleştirilen kazılar, bu derinlemesine köklü tarihi keşfetmemizi sağladı. Kazılar sonucunda, sarayın sütunlu bir avlu ve bitişik yapıların kalıntıları keşfedildi. Büyük Saray Mozaikleri Müzesi Mozaik döşemenin bulunduğu bölge, 1983 ve 1997 yılları arasında restore edildi ve bir müzeye dönüştürüldü. Bu, Büyük Saray Mozaikleri Müzesi'dir ve kesinlikle görülmeye değerdir. Mozaikler, manzara resimlerinden köylülerin yaşamına, vahşi hayvanlardan avcıların kahramanlığına kadar birçok konuyu tasvir eder ve bu konuları günümüze taşır. Pallatium Magnaura'nın Önemi Pallatium Magnaura, tarihi binalara, Bizans ve Osmanlı tarihine veya kısacası tarihe ilgi duyanlar için muhteşem bir ziyaret noktasıdır. Burayı ziyaret ettiğinizde, Bizans İmparatorluğu döneminin atmosferine dalacak ve tarihi bir yolculuğa çıkacaksınız. Sonuç Tarihi yapılara olan ilginiz varsa, Pallatium Magnaura'nın gizli hazinesini keşfetmeyi unutmayın. Bu saray, İstanbul'un tarihini ve Bizans İmparatorluğu dönemini yakından tanımanıza yardımcı olacak.

PictographMonument Altitude 105 ft
Photo ofKonstantinopolis rampa kulesi

Konstantinopolis rampa kulesi

Sarayın (Pallatium Magnaura) üst ve alt teraslarını birbirine bağlayan Konstantinopolis Büyük Sarayı Rampa Kulesi

PictographMonument Altitude 128 ft
Photo ofTheotokos ayazması ve mozaik-zemin

Theotokos ayazması ve mozaik-zemin

Sultanahmet Mahallesi sınırları içerisinde, Amiral Tafdil Sokak ve Akbıyık Caddesi’nin kesişimindeki parselde, bir otelin hemen altında bulunan mozaik zemin, 5-6. yüzyıl dolaylarına tarihlendirilmektedir. Bu mozaikler Büyük Saray Kompleksi arazisinde bulunuyor oldukları için, komplekse ait bir sarayın taban mozaiklerinin kalıntıları olma olasılığı çok yüksektir. Ayrıca Alnda bir ayzamada bulunmaktadır. Alan, otelden özel izin alınarak gezilebilmektedir.

Photo ofKüçük Ayasofya Camii (Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi) Photo ofKüçük Ayasofya Camii (Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi) Photo ofKüçük Ayasofya Camii (Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi)

Küçük Ayasofya Camii (Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi)

Küçük Ayasofya Camii: 1. Tarih ve Mimari: Küçük Ayasofya, 527-536 yılları arasında Bizans İmparatoru I. Justinianus ve eşi Theodora tarafından yaptırılan Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi olarak bilinir. Yapı, 8 köşeli ana kubbesi ve etkileyici mimarisiyle dikkat çeker. Temelinde kullanılan büyük blok taşlar, o dönemin ustalığını yansıtır. 2. Osmanlı Dönemi Dönüşümü: 1497 yılında II. Beyazıt döneminde, Topkapı Sarayı Darüssaade ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye çevrilen Küçük Ayasofya, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin tarihini yansıtır. Bu dönemde yapı, Osmanlı mimarisinin zarif örneklerinden biri haline getirilmiştir. 3. Restorasyon ve Koruma: Yapı, zaman içinde çeşitli onarımlardan geçmiş ve medrese olarak da kullanılmıştır. 1836 ve 1956 yıllarında gerçekleşen onarımlar, yapının bugünkü görünümünü şekillendirmiştir. Ayrıca, Yesevi Vakfı tarafından restore edilen Hüseyin Ağa Medresesi, Türk el sanatlarının önemli bir merkezi haline gelmiştir. 4. Mitolojik Kökenler: Küçük Ayasofya'nın ismi, bir efsaneye dayanır. Bu efsaneye göre, I. Anastasius döneminde gerçekleşen bir olay sonucunda Aziz Sergius ve Aziz Bacchus, imparatora yardımcı olurlar ve I. Justinianus'un lehine tanıklık ederler. Bu olay, imparatorun I. Justinianus'u affetmesine yol açar ve I. Justinianus, minnettarlığını göstermek için Küçük Ayasofya'yı inşa ettirir.

PictographMonument Altitude 36 ft
Photo ofÇardaklı Hamam

Çardaklı Hamam

Çardaklı Hamam, İstanbul'un tarihi Kadırga semtinde bulunan önemli bir yapının adıdır. İstanbul'da yer alan bu tarihi hamam, Türk hamam mimarisinin özel bir örneği olarak öne çıkar. İşte Çardaklı Hamam hakkında daha fazla bilgi: Tarihi Kökeni: Çardaklı Hamam'ın tarihi, 16. yüzyıla kadar uzanır. Kitabesine göre 1503-1504 yıllarında II. Bayezid döneminde yaşayan Kapıağası Hüseyin Ağa tarafından inşa edilmiştir. Ancak, bazı kaynaklar bu tarihi 1501-1502 olarak okumaktadır. Tarihi, İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri'nden ve kitabe üzerindeki Arapça yazıdan anlaşılmaktadır. Mimari Özellikleri: Çardaklı Hamam, dikkat çekici bir mimariye sahiptir. Özellikle kadınlar kısmının planı, Türk hamamlarının tipik planlarından farklıdır. Kadınlar kısmı, yıldız biçiminde nişlerle çevrili olup, bu nişler arasında kubbeli hücreler bulunmaktadır. Bu mimari özellik, esasen bir Bizans yapısının dönüştürülmesiyle oluşturulmuş gibi görünmektedir. Çifte Hamam Olarak Dönüşüm: İlginç bir şekilde, Çardaklı Hamam başlangıçta tek bir hamam olarak inşa edilmiştir. Ancak daha sonradan kadınlar kısmı eklenerek çifte hamama dönüştürülmüştür. Bu değişiklik, plan üzerindeki duvarlar ve pencerelerdeki kapatma işlemleriyle açıkça görülmektedir. İmparator Konstantin İle İlgili İnançlar: Çevre sakinleri arasında, hamamın İmparator Konstantin ile ilgili olduğuna inanılan hikayeler dolaşır. Bunun sebebi, hamamın yapımında Bizans döneminden kalma kalıntıların kullanılmış olması ve hamamın sıcaklık kısımlarının alışılmadık bir şekilde şekillendirilmiş olmasıdır. Çardaklı Hamam'ın Son Durumu: Ne yazık ki, Çardaklı Hamam, tarih ve kültürel mirasa saygı göstermeyen kişilerin müdahaleleri nedeniyle perişan edilmiştir. Yıllar içinde hamamın bazı bölümleri kapatılmış, hatta atölyelere dönüştürülmüştür.

PictographReligious site Altitude 128 ft
Photo ofSultanahmet Camii Photo ofSultanahmet Camii Photo ofSultanahmet Camii

Sultanahmet Camii

Sultan Ahmet Camii: İstanbul'un Tarihi Güzelliği Sultan Ahmet Camii veya Avrupalılar tarafından "Mavi Camii" olarak adlandırılan bu muhteşem yapı, Osmanlı İmparatorluğu'nun büyüklüğünü ve estetiğini yansıtan bir harika olarak kabul edilir. İşte bu tarihi cami hakkında bazı önemli bilgiler: Mimari Zarafet ve İznik Çinileri Sultan Ahmet Camii'nin en çarpıcı özelliklerinden biri, 20.000'den fazla İznik çiniyle süslenmiş olmasıdır. Bu çiniler, sarı ve mavi tonlardaki geleneksel bitki motifleriyle süslenmiştir, bu da camiyi sadece bir ibadethane olmaktan öteye taşır. Caminin içi 200'den fazla renkli camla aydınlatılmıştır. Yazıları Diyarbakırlı Seyyid Kasım Gubarî tarafından yazılmıştır. Cami, çevresindeki yapılarla birlikte bir külliye oluşturur ve Türkiye'nin altı minareli ilk camiidir. Tarihi ve Kültürel Değer Sultan Ahmet Camii, 1609-1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Bu tarihî cami, İstanbul'daki tarihî yarımadada yer alır ve İstanbul'un ana camii konumuna ulaşmıştır, özellikle Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesiyle. Mimari Harikası Caminin tasarımı, Osmanlı cami mimarisi ile Bizans kilise mimarisinin sentezi olarak kabul edilir. Geleneksel İslami mimari ile Bizans etkilerini bir araya getirir. Caminin mimarı, Mimar Sedefkar Mehmet Ağa, büyüklük, heybet ve ihtişamı başarıyla yansıtmıştır. Minareler ve Özel Detaylar Sultan Ahmet Camii, Türkiye'deki 6 minaresi olan nadir camilerden biridir.Minarelerin sayısı ortaya çıkınca sultan küstahlıkla suçlanmıştır çünkü o zamanlarda, Mekke'deki Kâbe'de de 6 minare bulunmaktadır. Sultan bu problemi Mekkede olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer. Cami ayrıca, ince işçilikle oyulmuş ve yontulmuş mermerden yapılan muhteşem bir mihraba sahiptir. Işık ve Renk Şöleni Caminin içinde 20 binden fazla çini ile bezeli olması ve renkli camlarla aydınlatılması, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunar. Caminin içi, yüksek kaliteli çinilerle kaplanmıştır. İç mekanda bulunan farklı desenler ve süslemeler, ziyaretçilere göz kamaştırıcı bir atmosfer sunar.

PictographMonument Altitude 138 ft
Photo ofMilyon Taşı Photo ofMilyon Taşı

Milyon Taşı

Milyon Taşı: İstanbul'un Antik Yol Harikası Milyon Taşı, İstanbul'un tarihî zenginliklerinden biridir. Doğu Roma döneminde, yani 4. yüzyılda inşa edilmiş bu anıt, Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'e ulaşan tüm Antik Roma yollarının başlangıç noktasıydı. Aynı zamanda diğer şehirlerin Konstantinopolis'e olan uzaklığını ölçmek için kullanılan bir referans noktasıydı. Yer ve Tarih Milyon Taşı, İstanbul'un tarihi semti Cağaloğlu'nda, Aya Sofya Camii'nin karşısında, Sultanahmet Meydanı'nın kuzeybatı köşesinde yer alır. Bu anıt, Yerebatan Sarnıcı'nın girişine yakın, tramvay yolunun yanında bulunurdu. İlk yapıldığında, dört yöne bakan bir kapı ve bu noktada kesişen yolların üzerine yükselen, dört sütun üzerine oturmuş bir kubbeden oluşuyordu. İmparator I. Konstantin döneminde yerleştirildiği düşünülen Milyon Taşı, o dönemin görkemli yapılarından biriydi. Milyon Taşı'nın Özellikleri Milyon Taşı, Tetrapylon mimari tarzıyla yapılmıştı, yani dört kapı girişiyle dikkat çekiyordu. Bu tarz, Roma kültürünün önemli bir öğesiydi ve bu anıtın estetik değerini artırıyordu. Ayrıca, Milyon Taşı ve kubbesi, Bizans dönemine ait birçok heykel ve kabartma ile süslenmişti, bu da anıtın büyüklüğünü ve sanatsal değerini artırıyordu. Kaybolan Bir Hazine Ne yazık ki, Milyon Taşı zamanla kayboldu. 16. yüzyılda, İstanbul'a su taşıyan kemerlerin genişletme çalışmaları sırasında yıkıldı ve tarih sahnesinden silindi. Ancak, bu anıtın tarihî önemi ve İstanbul'un antik geçmişi hakkında bize anlattıkları, hala araştırmacıları ve tarih meraklılarını etkisi altına alıyor. Bu, İstanbul'un geçmişine ışık tutan bir hikaye. Milyon Taşı, antik çağın büyüsünü ve zenginliğini yansıtan bir mirastır, ve kaybolduğu dönemden bugüne kadar, tarihseverlerin hayal gücünü ve merakını cezbetmeye devam ediyor.

PictographMonument Altitude 118 ft
Photo ofCaferağa Medresesi Photo ofCaferağa Medresesi Photo ofCaferağa Medresesi

Caferağa Medresesi

Caferağa Medresesi - Türk Kültürünün Önemli Bir Merkezi İstanbul'da Tarihi Bir Hazine Caferağa Medresesi, İstanbul'un tarihi Sultanahmet bölgesinde yer alan ve Hagia Sophia'ya komşu olan önemli bir eserdir. Bu medrese, ünlü Mimar Sinan'ın tasarımı ve Cafer Ağa'nın emriyle 1559 yılında Sultan Süleyman'ın hükümdarlığı döneminde inşa edilmiştir. Medrese ve Türk Kültürü 1989 yılında Türk Kültür Hizmetleri Vakfı tarafından turistik bir merkeze dönüştürülen Caferağa Medresesi, 15 sınıf/sergi odası, büyük bir salon ve geleneksel Türk el sanatlarının öğretildiği, üretildiği ve satıldığı bir bahçeye sahiptir. Bu medrese, şu anda Türk klasik sanatlarının önemli bir merkezi olarak kabul edilmektedir ve Türk Kültür Hizmeti Vakfı tarafından yönetilmektedir. Her yıl, farklı sınıflardan öğrencilere (seramik, mozaik vb.) öğretmenleri tarafından bu özel sergi için seçilen eserlerini sergileme fırsatı veren bir yıllık sergi düzenlenmektedir. Medresenin Konumu ve Özellikleri Caferağa Medresesi, Hagia Sophia'ya çok yakın bir konumda bulunur ve küçük bir sokaktan aşağıya doğru inen merdivenlerle ulaşılabilir. Yapı, ana kapıdan girilen iç avlu ile başlar ve eski derslikler bu iç avlu etrafına yerleştirilmiştir. İçeride, çeşitli Türk yemeklerini sunan bir restoran bulunmaktadır. Medrese, İstanbul'un tarihi Sultanahmet bölgesinin merkezinde yer alır ve bu nedenle tüm bölgeyi kapsayan UNESCO Dünya Mirası Alanı koruma alanına dahil edilmiştir. Sonuç Caferağa Medresesi, Türk kültürünün ve sanatlarının zenginliği ile dolu bir tarihi mirası temsil eder. Bu medrese, öğrencilere geleneksel Türk sanatlarını öğrenme ve sergileme fırsatı sunar, aynı zamanda İstanbul'un tarihi zenginliklerine bir pencere açar.

PictographMonument Altitude 125 ft
Photo ofThe Sarnıç Restoran Photo ofThe Sarnıç Restoran

The Sarnıç Restoran

Sarnıç Restoran, İstanbul'un eşsiz güzellikteki Soğukçeşme Sokak'ında yer alan tarihi bir mekanı temsil ediyor. İçinde bulunduğu sarnıç, binlerce yılın izlerini taşıyor ve bu özel mekan İstanbul'un tarihine ışık tutuyor. Bu sarnıç, 1500 yıl öncesine dayanan bir geçmişe sahip. İstanbul'un eski dokusunu yansıtan bu mekan, ziyaretçilere tarihle iç içe bir deneyim sunuyor.

PictographReligious site Altitude 112 ft
Photo ofKilise???

Kilise???

Comments

    You can or this trail